Bursa’da Kadın Cinayeti Davasında Tepki Çeken Karar: Yasemin Uludağ Dosyasında İndirimli Ceza
27 Ekim 2024 tarihinde Bursa’da yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran kadın cinayeti davasında karar açıklandı. Diş hekimi Yasemin Uludağ, boşanmak istediği Atilla Çetin tarafından çocuklarının gözleri önünde öldürülmüştü. Olayın ardından başlatılan yargılama süreci, 21 Nisan 2026 tarihinde görülen karar duruşmasıyla sonuçlandı. Mahkeme, sanık Atilla Çetin hakkında “haksız tahrik indirimi” uygulayarak 23 yıl hapis cezasına hükmetti.
Cinayetin Detayları
Olay, Bursa’da Yasemin Uludağ’ın yaşadığı konutta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Uludağ ile boşanma aşamasında olduğu eşi Atilla Çetin arasında uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar bulunuyordu. İddiaya göre Çetin, olay günü Uludağ ile konuşmak bahanesiyle eve geldi. Tartışmanın büyümesi üzerine saldırıya geçen Çetin, Yasemin Uludağ’ı çocuklarının gözü önünde katletti. Olay sonrası gözaltına alınan sanık, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yargılama Süreci ve Karar
Bursa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, savcılık sanığın “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ancak mahkeme heyeti, sanığın lehine “haksız tahrik” hükümlerini uygulayarak cezayı 23 yıl hapis cezasına indirdi.
Bu karar, kadın hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları tarafından sert şekilde eleştirildi. Özellikle “haksız tahrik indirimi”nin uygulanması, kadın cinayetlerinde sıkça tartışılan bir konu olarak yeniden gündeme geldi.
Adliye Önünde Tepki ve Engellemeler
Karar duruşması sırasında ve sonrasında adliye önünde toplanan Bursa Kadın Platformu, karara tepki göstermek amacıyla basın açıklaması yapmak istedi. Ancak güvenlik güçleri tarafından açıklamanın yapılmasının engellendiği iddia edildi.
Tüm engellemelere rağmen grup, sloganlar eşliğinde açıklamalarını gerçekleştirdi. Katılımcılar, kararın adalet duygusunu zedelediğini ve kadınların yaşam hakkının yeterince korunmadığını vurguladı.
“Kadın Cinayetleri Politiktir” Vurgusu
Bursa Kadın Platformu, yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
* “Bu karar, erkek şiddetini cesaretlendiren bir karardır.”
* “Yargılanan katilin işlediği suç değil, kadının hayatı olmuştur.”
* “Kadın cinayetleri politiktir ve bu politik ortam değişmeden adalet sağlanamaz.”
Açıklamada ayrıca, verilen cezanın caydırıcı olmadığı ve benzer suçların önlenmesi açısından yetersiz kaldığı ifade edildi.
Toplumsal ve Hukuki Tartışma
Kararın ardından hukukçular ve kamuoyu temsilcileri arasında da geniş bir tartışma başladı. Uzmanlar, “haksız tahrik indirimi”nin uygulanma kriterlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtirken, kadın cinayetlerinde daha ağır ve caydırıcı cezaların uygulanmasının önemine dikkat çekti.
Kadın hakları savunucuları ise, bu tür indirimlerin sistematik bir sorun olduğunu ve yargı pratiğinde köklü değişiklikler yapılmadan kadın cinayetlerinin önüne geçilemeyeceğini savunuyor.
Mücadele Mesajı
Yasemin Uludağ için adalet talep eden Bursa Kadın Platformu, sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Yapılan açıklamalarda, yalnızca bu dava özelinde değil, tüm kadın cinayetleri için mücadeleye devam edileceği vurgulandı:
“Yasemin Uludağ için, katledilen tüm kadınlar için adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Bu dava, Türkiye’de kadın cinayetleri, yargı kararları ve ceza indirimleri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda. Kararın ilerleyen süreçte istinaf ve temyiz aşamalarında nasıl şekilleneceği ise kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

