7 Ekim 2026, 23:59:54
Dolar 49,1972
Euro 55,1016
Altın 6.497,93
BİST 12.124,11
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 22°C
Çok Bulutlu
Bursa
22°C
Çok Bulutlu
Per 23°C
Cum 26°C
Cts 27°C
Paz 27°C

“Din hizmeti ertelenemez, din görevlisi yalnız bırakılamaz”

“Din hizmeti ertelenemez, din görevlisi yalnız bırakılamaz”
07.10.2026 11:59
8
A+
A-

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Camiler ve Din Görevlileri Haftası kapsamında Bursa’da din görevlileriyle bir araya geldi. Programda camilerin toplumsal hayattaki yeri, din görevlilerinin üstlendiği sorumluluklar ve Diyanet çalışanlarının özlük ve mali haklarına ilişkin talepler gündeme geldi.

Şanlı, camilerin yalnızca ibadet edilen mekânlar olmadığını belirterek, dini hayatın yanı sıra sosyal dayanışma, kültür ve eğitim açısından da önemli bir işlev üstlendiğini söyledi. Din görevlilerinin ise toplumun manevi hayatında önemli sorumluluk taşıdığını ifade etti.

“Camiler milletimizin manevi hafızasıdır”

Camiler Haftası’nın 1986 yılından itibaren 1-7 Ekim tarihleri arasında kutlandığını, 2003 yılından itibaren ise “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” adıyla düzenlendiğini hatırlatan Şanlı, camilerin toplum hayatındaki yerine dikkat çekti.

Camilerin insanları yalnızca fiziksel olarak bir araya getiren mekânlar olmadığını belirten Şanlı, bu yapıların gönülleri buluşturan, kardeşliği ve dayanışmayı güçlendiren merkezler olduğunu söyledi.

Türk milletinin İslamiyet’i kabulünden sonra dini ve kültürel hayatını yansıtan önemli mabetler inşa ettiğini ifade eden Şanlı, camilerin tarih boyunca ibadet dışında eğitim, sağlık, kültür ve sosyal yardımlaşma alanlarında da hizmet verdiğini belirtti.

Şanlı, geçmişten bugüne camilerin toplumsal dayanışmaya ve sosyal bütünlüğe katkı sağlayan merkezler olarak işlev görmesi gerektiğini dile getirdi.

“Din görevlilerimiz gönül erleridir”

Din hizmetlerinin en önemli unsurlarından birinin bu hizmeti yürüten din görevlileri olduğunu vurgulayan Şanlı, din görevlilerinin toplumun farklı kesimleriyle hayatın birçok aşamasında temas ettiğini söyledi.

Din görevlilerinin doğumdan cenazeye kadar insanların yaşamlarının farklı dönemlerinde yanlarında olduğunu belirten Şanlı, onların yalnızca ibadet hizmetlerini yerine getirmediğini, aynı zamanda vatandaşların sorunlarıyla ilgilenen ve ihtiyaç duyulduğunda rehberlik yapan bir konumda bulunduğunu ifade etti.

Din görevlilerinin geçmişte ülkenin zor dönemlerinde de toplumun yanında olduğunu belirten Şanlı, din hizmetlerinin toplumsal huzur ve dayanışmaya katkısının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik saldırılara tepki

Şanlı, son dönemde Diyanet İşleri Başkanlığı ve din görevlilerine yönelik sözlü ve fiili saldırılara da değindi.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Cumhuriyet döneminde oluşturulan kurumlardan biri olduğunu belirten Şanlı, kurumun Türkiye’nin dini hayatının yanı sıra toplumsal birlik ve beraberlik açısından da görevler üstlendiğini ifade etti.

Şanlı, Diyanet İşleri Başkanlığı’na ve kurum çalışanlarına yönelik saldırıları kınadıklarını belirterek kurumun ve çalışanlarının çalışma ortamının korunması gerektiğini söyledi.

Diyanet çalışanlarının özlük hakları için kapsamlı talep listesi

Türk Diyanet Vakıf-Sen’in Diyanet çalışanlarının özlük, mali ve sosyal haklarının iyileştirilmesine yönelik taleplerini de açıklayan Şanlı, özellikle ek gösterge, kariyer kadroları ve tazminatlara ilişkin düzenlemeler yapılmasını istedi.

Şanlı’nın gündeme getirdiği talepler arasında 3600 ek gösterge kapsamının genişletilmesi, tüm Diyanet çalışanlarına Din Hizmeti Tazminatı verilmesi ve 4/B statüsündeki sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi yer aldı.

Yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan çalışanların öğrenim durumlarına uygun kadrolara geçirilmesini isteyen Şanlı, yüksek lisans, doktora ve yüksek ihtisas eğitimlerini tamamlayan personele de eğitimleriyle uyumlu kariyer kadroları verilmesi gerektiğini söyledi.

Vaiz ve murakıpların görev, yetki ve sorumluluklarına uygun mali ve sosyal haklara kavuşturulmasını isteyen Şanlı, Diyanet bünyesindeki destek hizmetleri personelinin görev tanımlarının da açık biçimde düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

Mütercimler, televizyon çalışanları ve teknik hizmetlerde görev yapan personelin çalışma koşulları ve görevlerinin niteliğine uygun teknik kadrolarda değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şanlı, buna bağlı olarak özlük ve mali haklarının iyileştirilmesini talep etti.

İmam-hatip ve müezzinler için farklı tazminat önerisi

İbadet yerlerinin statüsünü düzenleyen mevzuatta “ibadethane” yerine “cami” kavramının kullanılması gerektiğini belirten Şanlı, cami gruplarına göre farklı tazminat modelleri uygulanmasını önerdi.

Şanlı, A grubu camilerde görev yapan personele “Selatin Camii Tazminatı”, B, C ve D grubu camilerde görev yapanlara “Mahalle İmam-Hatipliği” unvanı ve “Özel Bölge Tazminatı”, diğer gruplarda görev yapan personele ise “Mahrumiyet Tazminatı” verilmesini istedi.

Kur’an kursları mevzuatının da yeniden düzenlenmesini talep eden Şanlı, Kur’an kursu öğreticilerinin statüsünün güçlendirilmesi ve öğretmenlik kadrosu verilmesi gerektiğini söyledi.

Müftü atamalarında liyakat vurgusu

İl müftülerinin atanmasında objektif ve somut hizmet kriterlerinin oluşturulmasını isteyen Şanlı, liyakat ve hizmet tecrübesinin atamalarda etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Vaiz ve murakıpların görev ve yetkilerinin de yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Şanlı, büyükşehirlerdeki il müftülüklerinin koordinasyon görevini güçlendiren, merkez ilçe müftülüklerinin görev alanlarını daraltmayan bir yapıya kavuşturulmasını talep etti.

Şanlı ayrıca müftülüklere nikâh akdi konusunda verilen yetkinin ihtiyaçlar doğrultusunda vaizler ve din hizmetleri uzmanları aracılığıyla genişletilmesini istedi.

Diyanet hizmetlerinde yeni dönem önerileri

Diyanet hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi amacıyla çeşitli yapısal öneriler de sıralayan Şanlı, Diyanet takvimlerinin vatandaşlara daha kolay ulaştırılması için satış sisteminin yeniden değerlendirilmesini istedi.

İl ve ilçelerde yaşanan olaylar, hassasiyetler ve çözüm yöntemlerinin kayıt altına alınacağı bir “Hassasiyet Grafikleri Arşivi” oluşturulmasını öneren Şanlı, kurumun geçmiş tecrübelerinden daha etkin yararlanılması gerektiğini belirtti.

Her ilçede bilişim uzmanı ve din psikoloğu istihdam edilmesinin önünün açılması gerektiğini söyleyen Şanlı, vatandaşların oruç ve namaz gibi ibadetlerinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın takvimlerinin esas alınmasını istedi.

Vakıf camileri ve müştemilatına ilişkin idari yetkilerin müftülüklere devredilmesini isteyen Şanlı, geçmişte belediyelere geçen bazı cami, tarla ve arsaların Türkiye Diyanet Vakfı’na devredilmesi yönündeki taleplerini de dile getirdi.

Gençlere yönelik din hizmetleri ve eğitim politikaları

Şanlı, gençler arasında yaygınlaşan bazı inanç ve düşünce eğilimlerine karşı ülke genelinde koordineli ve bilimsel çalışmalar yürütülmesi gerektiğini savundu.

Din eğitiminde Kur’an ve sünnet bütünlüğünü zedeleyen anlayışlara karşı gerekli tedbirlerin alınmasını isteyen Şanlı, ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhuriyet döneminin gönül ve kanaat önderlerinin hayatlarının kapsamlı çalışmalar halinde hazırlanarak müftülüklere ve din hizmeti yürüten kurumlara ulaştırılmasını da öneren Şanlı, farklı dini yapılanmaların oluşturabileceği sorunlara karşı toplumun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.

Şanlı ayrıca sahte peygamber, sahte Mesih ve sahte evliya gibi kavramlar konusunda toplumun doğru kaynaklardan bilgilendirilmesi ve dini hassasiyetlerin istismar edilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.

“Din hizmeti ertelenemez”

Konuşmasının sonunda Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı kutlayan Hilmi Şanlı, görev başında bulunan, emekliye ayrılan ve hayatını kaybeden din görevlilerini de andı.

Din görevlilerinin çalışma koşulları ve haklarının iyileştirilmesinin sendikal bir talepten öte sorumluluk olduğunu belirten Şanlı, “Din hizmeti ertelenemez, din görevlisi yalnız bırakılamaz” mesajını verdi.

Programın sonunda emekliye ayrılan ve Türk Diyanet Vakıf-Sen’de uzun yıllar görev yapan eski yönetim kurulu üyesi Zeki Tanrıart’a hizmetlerinden dolayı plaket takdim edildi.

Programa Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa Şube Başkanı Eyüp Bulut ile şube başkan yardımcıları da katıldı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.