10 Haziran 2026, 02:53:48
Dolar 46,1190
Euro 53,2864
Altın 6.312,01
BİST 13.741,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 29°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
29°C
Parçalı Bulutlu
Pts 29°C
Sal 28°C
Çar 28°C
Per 28°C

“Kadınların Ekonomik Güvencelerini Zayıflatacak Düzenlemelere Karşıyız”

“Kadınların Ekonomik Güvencelerini Zayıflatacak Düzenlemelere Karşıyız”
09.06.2026 11:58
9
A+
A-

Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresine ilişkin iptal kararını yakından takip ediyor; bu kararın ve devamında gündeme getirilen tartışmaların kadınların ekonomik yaşam güvenceleri üzerinde yaratabileceği risklere karşı ciddi bir uyarı ihtiyacı doğurduğunu kamuoyuna açık şekilde ifade ediyoruz.

CHP Nilüfer İlçe Kadın Kolları Yönetimi olarak altını kalın çizgilerle çiziyoruz: Yoksulluk nafakası üzerinden yürütülen tartışmalar, çoğu zaman hukuki gerçeklikten koparılarak, kadınların kazanılmış sosyal ve ekonomik haklarını hedef alan bir zemine çekilmektedir.

Oysa yoksulluk nafakası; boşanma sonrası ekonomik olarak dezavantajlı duruma düşen eşin korunmasını esas alan, sosyal devlet ilkesinin en temel yansımalarından biridir. Bu hakkı tartışmaya açmak, doğrudan doğruya kadınların yaşam güvencesini tartışmaya açmak anlamına gelmektedir.

Bugün Türkiye’de kadınlar hâlâ iş gücüne katılımda, ücret eşitliğinde, sosyal güvenceye erişimde ve bakım yükünün paylaşımında derin ve yapısal eşitsizliklerle karşı karşıyadır. Boşanma sonrasında çocuk bakım sorumluluğunun büyük ölçüde kadınların omuzlarına bırakılması, bu eşitsizliği daha da ağırlaştırmakta; kadınların ekonomik hayattan kopmasına veya güvencesizliğe mahkûm edilmesine neden olmaktadır.

Bu gerçekler ortadayken yoksulluk nafakasını “süresizlik” üzerinden tartışmaya açmak, kadınların ekonomik kırılganlığını görmezden gelmekten öte, mevcut eşitsizliği derinleştirme riskini beraberinde taşımaktadır.

Yoksulluk nafakası, keyfi veya sınırsız bir ödeme mekanizması değildir. Her bir dosyada mahkemeler tarafından somut olayın koşulları titizlikle değerlendirilmekte; tarafların ekonomik durumlarındaki değişiklikler doğrultusunda nafaka artırılmakta, azaltılmakta ya da tamamen kaldırılabilmektedir. Yani sistem zaten yargı denetimi altında dinamik bir yapıya sahiptir.

Buna rağmen konunun sürekli “yük” veya “sorun” gibi sunulması, kadınların ekonomik güvenliğini zayıflatmaya yönelik bir algı yönetimi riskini de beraberinde getirmektedir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin sosyal demokrat yaklaşımı; toplumsal cinsiyet eşitliğini, fırsat eşitliğini ve sosyal devlet ilkesini tartışmasız bir temel olarak kabul eder. Bizim için kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi bir tercih değil, bir zorunluluktur.

Bu nedenle; kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması, bakım emeğinin kamusallaştırılması, güvenceli istihdamın artırılması ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gibi yapısal politikalar hayata geçirilmeden, mevcut koruyucu hukuki düzenlemelerin zayıflatılması kabul edilemez.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan sosyal hukuk devleti ilkesi, 10. maddede güvence altına alınan eşitlik ilkesi ve 41. maddede düzenlenen ailenin korunması yükümlülüğü birlikte değerlendirildiğinde; boşanma sonrası yoksullaşma riski taşıyan bireylerin korunması devletin açık ve ertelenemez sorumluluğudur.

Bu sorumluluk yerine getirilmeden yapılacak her düzenleme, yalnızca hukuki bir değişiklik değil; doğrudan kadınların yaşam güvencelerine yönelik bir geriye gidiş anlamı taşır.

CHP Nilüfer İlçe Kadın Kolları Yönetimi olarak bir kez daha açıkça ifade ediyoruz:

Kadınların ekonomik güvencelerini zayıflatacak, sosyal haklarını geriletecek, yaşamlarını daha kırılgan hale getirecek her türlü düzenlemenin karşısındayız.

Kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendiren sosyal politikaların ve hukuki güvencelerin kararlılıkla savunucusu olmaya devam edeceğiz.

Kadınların haklarının geriye götürülmediği, eşitliğin ve sosyal adaletin güçlendirildiği bir Türkiye için mücadelemizi sürdürüyoruz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.